İçeriğe atla
23 Şubat 2011

Torba Kanun hayatımızda neleri değiştirecek-3

Milyonlarca stajyer işçimiz yola çıkıyor 

Torba Kanun’da yapılan ufacık bir değişiklik ile 5510 sayılı Kanun’un çıraklık ve stajyerlik ile ilgili hükmündeki “zorunlu” kelimesi çıkarılarak, tüm işverenlere işyerlerine çırak ve stajyer çalışan işe alma hakkı getiriliyor. Yaş sınırı, süre sınırı olmaksızın işe girecek olanları stajyer olarak işe alıp, sosyal haklardan mahrum, işgüvencesiz, emeklilik hakkı vermeden çalıştırmak hakkı geliyor. Ancak, EŞEĞİ VE SEMERİ KAYBETTİRİLEN ÇALIŞANLAR da üzülmesin diye eşek değil ama semer geri verilerek çırak ve stajyerler de artık kendi üzerlerinden sağlık yardımı alabilecekler… 

-İşçileri SGK’ya stajyer bildirin hükmü geliyor

Torba Kanun ile stajyer ve çırak çalıştırma yükümlülüğü olan işyerlerinin kapsamı değiştiriliyor. Artık 10 veya daha çok değil 5 veya daha çok işçi çalıştıran işyerleri de işyerlerinde çırak ve stajyer çalıştırabilecek.

 

Ayrıca, Torba Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin (e) bendinde yer alan “zorunlu” ibareleri madde metninden çıkartılmaktadır. Yani, sadece okullarında okudukları teorik eğitimi, pratik yapmak zorunlu görevi olan öğrenciler ve çıraklar değil, isteyen herkes çırak veya stajyer olarak işletmelerce çalıştırılabilecek.

Halen geçerli olan maddedeki zorunlu staj cümlesindeki “zorunlu” kelimesi kaldırılmakta ve işverenlerin işe alacakları işçileri stajyer ve çırak adı altında yıllarca çalıştırmalarına yol açılmaktadır.

 

İşe girecek gençleri artık işverenler işçi değil de yıllarca stajyer adı altında çalıştırabileceklerdir.

İşsizliğin had safhada olduğu ülkemizde işe girebilmek amacıyla işçi değil de stajyer adı altında işe girmeyi kabul edebileceklerdir.

Zira, stajyerliğin kısıtları ve süresi de belirlenmemiştir. 50 yaşındaki kişiyi de 20 yaşındaki kişiye de stajyer adı altında çalıştırma hakkı işverene verildiği gibi süresi de konmamış olup yıllarca işçiyi stajyer diyebileceklerdir.

 

İşçi  değil de stajyer olarak bildirilen sürelerde çalışanın, yıllık izin, ihbar ve kıdem tazminatı gibi İş Kanunlarından doğan hakkı olmayacağı gibi stajyerler için SGK’ya emeklilik primi de ödenmeyeceğinden yıllarca stajyer olarak çalışan işçi ilerde emekli de olamayacaktır.

 

İş güvencesiz, sosyal haklardan mahrum çalışan çalışanlarımız olacak. İşverenlerimiz için dikensiz gül bahçeleri yaratılacaktır.

 

***Stajyerlere sağlık hakkı da veriliyor

İşverenlere, işçileri-çalışanları stajyer ve çırak adı altında çalıştırma hakkı verilirken, stajyerlerin hakları da unutulmamış. Stajyerlerin kendi adlarına sağlık yardımı alma hakkı da getirilmiştir. Zorunlu stajyerler için daha önce okulları yüzde 1 oranında prim öderlerken, Torba Kanun ile getirilen düzenleme ile yüzde 1’e ilaveten yüzde 5 oranında sağlık primi alınması uygulaması da başlatılmaktadır.

Bu durumda özel sektör işçileri stajyer adı altında çalıştırırsa normal işçiler için yüzde 34 oranında SGK’ya prim ödemek yerine yüzde 6 oranında prim ödeyecek.

Bu arada özel sektör işverenleri stajyer yerine İŞKUR ile sözleşme imzalayıp kursiyer adı altında işçi çalıştırırlarsa da prim oranı yüzde 13,5 olacaktır hatta bu primi de İŞKUR ödeyebilecektir.

 

-Stajyer ve çıraklara da işveren asgari ücretin altında para ödeyebilecek ama iş SGK’ya prim ödemeye gelince asgari ücret baz alınarak SGK’ya prim ödenecektir.

 

***Çırak ve stajyerlerin yeni hakları

-Torba Kanun’un yürürlüğe girmesi ile çıraklar, stajyerler, staj gören üniversite öğrencileri kendi sigortalılıkları üzerinden sağlık yardımı alabilecekler.

 

-Çırak ve stajyerler GSS kapsamında olacağı gibi Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler GSS kapsamında olacaklar ve primleri de İŞKUR tarafından SGK’ya ödenecek.

 

-Burslu yabancı uyruklu öğrenciler asgari ücret üzerinden GSS primi ödeyerek sağlıktan yararlanacaklar. YÖK tarafından ayrılan kontenjan dahilinde tam burslu okuyan yabancı uyruklu öğrencilerin GSS primi Üniversitelerin bütçelerine konulacak ödenekten karşılanacak.

 

 

Deneme süresi 4 aya çıkıyor

İş Kanunu kapsamındaki işçilerin halen 2 ay olan deneme süresi Torba Kanun’un aynen kabülü halinde 4 aya çıkarılacaktır. Bu sebeple, 4 aylık işçinin işveren tarafından işten çıkarılması halinde kendisine tek bir kuruş ihbar tazminatı ödenmeyecektir. İşçilerin deneme süresinin 2 aydan 4 aya çıkarılması da çalışanların hak kayıplarının artması anlamına gelmektedir. Yani, işveren stajyer veya çırak olarak yıllarca çalıştırdığı işçiyi, zar zor işçi kadrosuna alsa bile 4 ay daha denebilecektir.

  

OLUMLU DEĞİŞİKLİKLER

***ÇAKIŞAN SİGORTALILIK DÜZELTİLİYOR

Bir çalışan aynı zamanlarda hem memur, hem SSK’lı hem de Bağ-Kur kapsamında çalışıyorsa öncelik hakkı memuriyette (4/C) idi. Ancak, aynı sürelerde hem SSK hem Bağ-Kur varsa üstünlük hakkı olmadan önceden başlayan sigortalılık kesintiye uğrayıncaya kadar sonra başlayan geçerli sayılmıyordu. Torba Kanun ile sigortalılık çeşitleri üstünlük stratejisine göre düzenlenmektedir. Olumlu bir düzenlemedir. Buna göre, önceden başlayan sigortalılık geçerli olur ilkesi terkedildi.  Sigortalılığın üstünlüğü ilkesi benimsendi. Üstünlük sıralaması, 4/c ) (Emekli Sandığı) sonra 4/a (SSK) ve en son 4/b (Bağ-Kur) olarak düzenlenmektedir. Düzenleme isabetli olmakla birlikte sadece bundan sonrası için değil geçmişe de şamil olmalı. Zira, SGK her zaman yaptığı gibi tutucu davranıp yürürlüğü kanunun resmi gazetede yayınlandığı tarih olarak uygular. Ayrıca, bu düzenleme sadece 5510 sayılı Kanun değil eski  506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlardaki sigortalılık çatışmaları için de uygulanmalıdır. Sadece bu sorun sebebiyle SGK’ya karşı açılmış binlerce dava devam etmektedir.

*** Trafik kazası sağlık giderleri SGK’dan

Bu köşeyi takip edenler bilirler, “Trafik kazası geçirirseniz ağaçtan düştüm deyin” yoksa SGK sağlık giderinizi karşılamaz diyerek vatandaşları uyarmıştım. Torba Kanun ile artık trafik kazası geçirenlerin sağlık giderlerini de SGK karşılayacak. Ayrıca, SGK Kısa Vadeli Sigorta Kolları Daire Başkanı Osman YÜCE, ücretsiz izinleri yasal saymayarak sigortalılara hem iş göremezlik ödememekte hem de sağlık yardımı almasını engellemekte idi. Yeni düzenleme ile doğum yapan ve 6 aya kadar ücretsiz izin kullanan kadınlar ile bir takvim yılı içerisinde toplam bir ayı aşmayan ve işverenlerince belgelendirilen ücretsiz izin sürelerinde genel sağlık sigortalılıkları devam edecek.

Ancak, ücretsiz izin süresi bir ayı aşarsa ne olacak, sigortalı sağlıktan yararlanamadığı gibi GSS primi ödemekle yükümlü olacak. Bu süre yıl içinde bir ay değil 6 ay olarak belirlenmeli. İşverenin belgelendirmesi koşulu da muğlak bir ifade. Bu ifade işverenin beyanı doğrultusunda olarak düzenlenmeli.

23 Şubat 2011

Torba Kanun hayatımızda neleri değiştirecek-2

Evde ve uzaktan çalışma geliyor Torba Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 61 inci maddesi başlığı ile birlikte değiştirilip, ülkemizde esnek (ayda 30 günden az) çalışma usulleri değiştiriliyor. Artık, çağrı üzerine çalışmanın yanında evde çalışma, uzaktan çalışma metotları da uygulanmaya başlanacak. Ancak, işverenlere esnek çalıştırma kanuni düzenleme ile getirilirken, bu tür çalışma yaptırılacak işçilerin hakları ise yönetmeliğe bırakılmış. Umarım yönetmelik genel seçimden önce çıkarılır. Ayda 30 günden az çalıştırılacak işçilere de eksik kalan sürelerini kendi ceplerinden ödeme usulü getirilmiştir. ***İşverenler işçileri esnek çalıştırıp-esnek ücret ve hak verecekler Torba Kanun ile 4857 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Değiştirilen hüküm ile artık işverenlerimiz işçileri ayda 30 gün değil, kendi işyerinde değil, işgüvenliği tedbiri alarak değil, mesai ve fazla mesai uygulayarak değil, evlerine gönderdikleri iş ile çalıştıracaklar, süreye göre değil yaptırdıkları işe göre para ödeyecekler. İşyeri kirası, iş sağlığı ve güvenliği tedbiri masrafı, fazla mesai ücreti, ihbar, kıdem tazminatı, işgüvencesi olmadan işçileri çalıştırabilecekler. Yeni düzenleme aynen şöyle; “Çağrı üzerine çalışma, evden çalışma ve uzaktan çalışma.

MADDE 14- Çağrı üzerine çalışmanın usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir.
a) Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.
b) Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat olarak kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır.
c) İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda işçiyi günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır. Evden çalışmanın usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir.
a) İşçinin, ücret karşılığı işverenin belirlediği bir malı veya hizmeti üretmek amacıyla bir veya birden fazla işverene bağlı olarak ancak işverenin denetimi dışında ve genellikle işçinin kendi evinde iş görme edimini sunduğu yazılı sözleşmeye dayalı iş ilişkisidir.
b) Evden çalışma sözleşmesi ile çalıştırılan işçinin ücreti, parça başına veya götürü olarak ürettiği işe orantılı ödenir.
c) Sözleşmede işin tanımına ve konusuna, yapılma şekline, parça başına işlerde istenen üretim adedine ve belirli ise işin ne kadar sürede yapılacağına yer verilir. İşçilerin çalıştıkları gün ve saatlerin işveren tarafından onaylanan günlük puantaj cetvelleriyle takip edilmediği durumlarda, sözleşmeye emsal işin emsal işçi tarafından yapılabileceği süreye ilişkin bir hesaplamanın eklenmesi zorunludur. Uzaktan çalışmanın usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir.
a) İşçinin bir hizmet ya da mal üretmek amacıyla işletme merkezi dışında genellikle evde ya da işyeri dışında bir büroda iş edimini yerine getirdiği, haberleşme ve bilgisayar ağı ile işletmeyle bağlantı kurulan, işyerine bağımlılığın az olduğu yazılı sözleşmeye dayalı iş ilişkisidir.
b) Uzaktan çalışma sözleşmesinde, asgari olarak işin yapılacağı yer ve tanımı, genel ve özel çalışma koşulları, işveren tarafından temin edilen ekipman, ekipmanın korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin çalışanla iletişim kuracağı saatlere ilişkin hükümler yer alır.
c) İşveren uzaktan çalışanlar tarafından kullanılan verilerin korunmasını sağlamakla yükümlüdür. İşveren, uzaktan çalışanı veri korunmasına ilişkin şirket kuralları ve ilgili mevzuat hakkında bilgilendirir. Verilerin korunması amacıyla özel yaşama müdahale dışında işveren tarafından belirlenen hükümlere uzaktan çalışanın uyması zorunludur. Çağrı üzerine, evden veya uzaktan çalışma sözleşmesiyle çalıştırılan işçi, ayrımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. İşveren, çağrı üzerine, evden ve uzaktan çalışan işçileri yazılı olarak çalışma koşulları ile ilgili olarak bilgilendirmekle yükümlüdür. Çağrı üzerine, evden veya uzaktan çalışma sözleşmesiyle çalıştırılan işçinin iş sağlığı ve güvenliğinden işveren sorumludur. Çağrı üzerine, evden veya uzaktan çalışma sözleşmesiyle çalıştırılanlarla ilgili iş sözleşmesinin tarafları, bölünemeyen haklar, yıllık ücretli izin, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmada esas süre, hafta tatili ve ücretine hak kazanma ve benzeri konulara ilişkin hususlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” ***İşçi hakları yönetmeliğe bırakılmış Düzenleme ile işverenlerin tüm hakları kanun ile yapılırken, işçilerin haklarının ne olacağı ise yönetmeliğe bırakılmış durumdadır. Yönetmelik 12 Haziran 2011 gününde yapılacak genel seçimden önce mi çıkar, sonra mı çıkar bilemem ama genel seçim sonrasında kalırsa yönetmelik hükümlerinin çalışanların için hüsran olacağı kesindir. ***-İşçileri 30 günden az SGK’ya bildirme kolaylaştırılıyor Sosyal Güvenlik Kanunumuza göre ayda 30 gün çalışmak asıl, 30 günden az çalışmak ise istisnadır. İşverenlere de 30 günden az SGK’ya bildirimler için ek zorluk ve bildirimler getirilmiştir. Torba Kanun ile işverenleri, çalışanlarını ayda 30 günden az bildirme teşvik edilmekte ve bildirimler kolaylaştırılmaktadır. 30 günden az çalışanlar için Eksik Gün bilgi formu verme yükümlülüğü esnetilmekte ve büyük işverenlere EK-10 formu verme yükümlülüğü kaldırılmaktadır. Adeta, büyük işyerlerine adeta sigortalıları 30 günden az bildir denmektedir. ***Ayda 30 günden az çalıştırılacak işçiler, primleri de ceplerinden ödeyecekler 4857 sayılı Kanun ile yapılan esnek çalışma modelleriyle işverenlere işçileri ayda 30 günden az çalıştırabilirsin denirken, işçilere de 30 günden eksik olan sürelerin primlerini de cebinden ödeme yükümlülüğü getirilmiştir. **- Torba Kanun’un yürürlüğe girmesi ile birlikte 01.10.2008 gününden sonraki dönem için, ayda 30 günden az çalıştığı SGK’ya bildirilenler 30 günden eksik kalan sürelerini kendi ceplerinden SGK’ya tıpkı askerlik borçlanması gibi borçlanabilecekler. Yani, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik süreleri,” borçlanabilecek ve bu borçlanmalar 4/a (SSK) sigortalılık süresinden sayılacak. Oysa liberal bir anlayışla hazırlanan 4857 sayılı Kanun 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe girdiğine ve bu kanunla kısmi çalışmalar yasallaştığına göre, borçlanılan sürelerin belirlenmesinde, 01.10.2008 günü değil İş Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2.8.2003 tarihi esas alınmalıydı. **-Yine ayda 30 günden az SGK’ya bildirilen işçiler, 30 günden eksik kalan sürelerini bundan sonraki dönemler için her ay kendileri isteğe bağlı sigorta kapsamında ödeyebilecekler. Ödedikleri isteğe bağlı sigorta Bağ-Kur’a değil, SSK’ya sayılacak. Eski düzenlemede, 30 günden az çalıştığı için isteğe bağlı sigortalı olanların prim ödedikleri isteğe bağlı sigortalılık süreleri daha önce 4/b (Bağ-Kur) sigortalılığına sayılmakta iken yeni düzenleme ile bu süreler 4/a (SSK) sigortalılık süresinden sayılacaktır. Düzenleme isabetli olmuş ama teknik alt yapısı hala yapılamayan halen kısmi süreler için isteğe bağlı prim ödeyenler her ay SGK il müdürlüklerini ziyaret ederken düzenlemenin uygulamasının hızlandırılması şart. İsteğe bağlı sigortalılara da e-bildirge şifresi verilerek sorun çözülebilir. -İşsizlik sigortası primi de işçinin cebinden çıkacak; Torba Kanun ile getirilen yeni bir düzenleme ile işçilerden ayda 30 günden az SGK’ya bildirilenler isterlerse kendi ceplerinden 30 günü tamamlayacak işsizlik sigortası primi de ödeyebilecekler. Yani, İsteğe Bağlı Sigortalılar istekleri halinde İSP primi ödeyerek, İşsizlik Sigortası haklarından yararlanabilecek. Ancak, işsizlik sigortası primini ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödememeleri halinde, o aya ait işsizlik sigortası primi ödeme hakkı düşecek.

22 Şubat 2011

Torba Kanun hayatımızda neleri değiştirecek-1

Kamuoyunda bilinen adıyla “Torba Kanun” yürürlüğe girdiğinden hayatımızda çok şey değişecek. Özellikle İş ve Devlet Memurları Kanunlarında yaptığı önemli değişiklikler ile çalışma hayatımızdaki hak ve borçlarımızı değiştireceği gibi sosyal güvenlik kanunlarındaki değişiklikler ile sosyal hak ve borçlarımızı değiştirecektir. Torba Kanun içinde halkın beklentilerine uygun ve olumlu değişiklikler olduğu gibi sermayenin taleplerine uygun çalışanları etkileyecek olumsuz değişiklikler de var. Biz de sizlere sayfayı ikiye ayırıp her gün olumlu ve olumsuz değişiklikleri vereceğiz. Torba Kanun’da hem olumlu yani halkın beklentilerine uygun değişikliler olduğu gibi 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kanunu’ndaki hatalar da düzeltilmektedir. Bunları da aşağıdaki sırasıyla verelim. ***OLUMLU DEĞİŞİKLİKLER TBMM’de önce Plan ve Bütçe Komisyonunda ardından da genel kurulda kabul edilen prim ve vergi affı olumlu ve beklentilerine uygundur. Yeni gelen affın detayları: Açıklamalara göre SGK’ya 31.12.2010 gününe kadar oluşmuş prim ve cezalar af Kanunu kapsamında olacak.

1-SSK ve Bağ-Kur prim borçları bakımından; SGK’ya var olan işveren ve Bağ-Kur prim borçlarının prim asıllarından herhangi bir indirim yok ama birikmiş gecikme zam ve faizleri silinecek. Gecikme zam ve faizleri yerine ise 2005 yılına kadar TÜFE, 2005 yılından sonra ise ÜFE ile güncelleme yapılacaktır. Yani, prim borcuna işlemiş gecikme zam ve faizleri silinecek bunlar yerine prim ana parasının oluşma ayından bugüne kadar ÜFE ve TÜFE ile arttırılacak.

2-İdari para cezaları bakımından; SGK’ya var olan İdari para cezalarının ana parasının yüzde 50’si silinecek ve kalan yüzde 50 ceza da bugüne kadar ÜFE ve TÜFE ile güncellenecek.

3-Mahkemelik olanlar şanslı; SGK’yı mahkemeye vermiş olan işverenler ve Bağ-Kur’lular ise en şanslı olanları. Davalarından vazgeçmek şartıyla ihtilaflı alacakların yüzde 75’ini SGK silecek ve kalan yüzde 25’lik kısmın gecikme zam ve faizleri de silinip, TÜFE ve ÜFE ile güncellenecek.

4-Başvuru süresi 2 ay olacak Prim ve vergi affına başvuru süresi Kanun’un Resmi Gazetece yayımlanmasını takip eden 2 aydır. İki aydan sonra affa başvurulamayacak.

5-Bağ-kur süresi silinenler eski rakamlardan ödeme yapabilecek 30 Nisan 2008 gününe kadar Bağ-Kur’a 60 aydan çok prim borcu olanların sigortalılık süreleri silinerek Bağ-Kur borçları da sıfırlanmıştı. Bunlardan silinen sürelerini canlandırmak isteyenler güncel rakamlarla ödeme yapmaları gerekiyordu. Torba Kanun ile güncel rakamlarla değil eski rakamlarla silinen sürelerini canlandırma hakkı da getirilmektedir. Ancak, bu kişiler Bağ-Kur sigortalılık sürelerini canlandırırken hiç yararlanmadıkları sağlık hizmetleri için de yüzde 12,5 oranında genel sağlık sigortası da ödemek durumunda kalacaklar. Bu da olumsuz bir durumdur.

6- Haksız yere 65 yaş veya özürlü aylığı alanların, aylıkları % 50 fazlası ile geri alınması gerekenlerden, % 50 fazlaya ilişkin tahsil edilmemiş tutarların tahsilinden vazgeçilecek.

7-Kapanan, iflas eden işyerlerinin 31/7/2010 veya önceki bir tarihe ilişkin olduğu halde ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ve idari para cezası asılları toplamı 50 lirayı aşmayan alacaklar ile tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’ilerinin ve aslı ödenmiş olan fer’i alacaklardan tutarı 50 lirayı aşmayanların tahsilinden vazgeçilecek.

8- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile üyelerin oda ve borsalara ödenmemiş olan aidat borçları asılları altı ay içinde ödenirse borç asıllarına isabet eden gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilir. Oysa aynı düzenleme meslek kuruluşlarına üye olan küçük esnaflar için de (Örneğin; Bakkallar Odası üyeleri) geçerli olmalı. Meslek kuruluşuna borcu olduğu için üye kaydı bulunduğu halde sgk ya ibraz etmek üzere yazı alamayan 100 binden fazla esnaf var.

9-4/B bendi (Bağ-Kur) kapsamındaki sigortalılar, borçlarını yapılandırmaları halinde, yapılandırılan borç haricinde altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması ve ilk taksitini ödemeleri kaydıyla, hak sahipleri de dahil genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılacak. ***Topluluk işçileri SSK’ya geçiriliyor

10-1 Ekim 2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile yapılan hata ile yurtdışına Topluluk sigortası kapsamında müteahhitler tarafından götürülen Türk işçilerin emeklilik primlerini artık işverenleri değil kendileri tarafından isteğe bağlı sigorta kapsamında ödenebiliyordu. Ödenen primleri de SSK’ya değil Bağ-Kur’a sayılıyordu. Şimdi hatanın yarısı düzeltilmiş işçiler yine kendi ceplerinden emeklilik primi ödeyecekler ama ödedikleri SSK’ya sayılacak. 65 yaşından büyük çiftçiler prim ödemeyecek-emekli de olmayacak

11-65 yaşından büyük bile olsalar Tarım işletmesi sahibi yani bağı-bahçesi-tarlası olup da çiftçilik yapanlardan istemeseler dahi SGK sigorta primi istiyordu şimdi düzenleme ile 65 yaşından büyük olan Tarım Bağ-Kur’lular SGK’ya emeklilik primi ödemeyecekler ve emekli de olamayacaklar. -Tarım Bağ-Kur’lu birisi SSK’lı işe girse Tarım Bağ-Kur’u sona erecek ve SSK’sı sona ererse Tarım Bağ-Kur’u otomatik olarak tekrar başlayacak. -Zorunlu GSS primi 2012’ye erteleniyor 12-Bu köşeden, işsizler, ayda 30 günden az çalışanlar, köylüler ve 18 yaşından büyük çocuklarımız 1.10.2010 gününden itibaren zorunlu GSS kapsamına alınmışlardı. 01.11.2010 gününe kadar da önce Kaymakamlığa gidip gelir testi yaptırmayı, SGK’ya GSS giriş bildirgesi vermezlerse önce bir asgari ücret (796 lira) idari para cezası alacaklardı. Sonrasında da her ay 185 lira GSS primini de her ay ödemek zorunda oldular. Aslında bu düzenleme şimdi yürürlükte ve yaklaşık 10 milyon Türk bu cezayı yemiş durumda ama 12 Haziran 2010 günündeki genel seçimi düşünen hükümet düzenlemeyi Torba Kanun ile 01.01.2012 gününe ertelemektedir. Olumlu mu yoksa olumsuz mu siz karar verin. ***Hatalı aylık geri ödemeleri 3 aydan 24 aya çıkıyor Torba Kanun ile yapılan düzenleme ile SGK tarafından hatalı veya yanlış ödendiği tespit edilen emekli-dul-yetim veya 65 yaş (özürlü) aylıklarının geri ödeme usul ve esasları da değiştirilmektedir. Yani SGK, hatalı maaş bağladıklarından maaşları 3 ay içinde geri istemekte idi. 3 ay içinde ödeme yapmayanlar için faiz hesaplamakta idi. Şimdi 24 ay içinde ödemek mümkün. 24 aya kadar ödemelerde faiz işlemeyecek.

Ali Tezel

02 Ocak 2011

2011 Yılı Bordro Parametreleri

2011 Yılı Bordro Parametreleri

2011 yılında Ücret Bordrolarında yapılacak değişiklikler ve yeni parametreler belli oldu. İnsan kaynakları personeline faydalı olmasını ve yeni yılın çalışanlarımıza huzur ve sağlık getirmesini dileriz.

01/01/2011 tarihinden itibaren bordrolarda yapılacak değişiklikler aşağıdaki gibidir:

Sakatlık indirimi:

Sakatlık oranı %80 I. Derece Sakat : 700 TL

Sakatlık oranı %60 II. Derece Sakat : 350 TL

Sakatlık oranı %40 III. Derece Sakat : 170 TL

Sigortada taban-tavan:

Sigorta tabanı : 01.01.2011 – 30.06.2011 tarihleri arasında 796,50 TL

Sigorta tavanı : 01.01.2011 – 3 0.06.2011 tarihleri arasında 5.177,40 TL

Sigorta tabanı : 01.07.2011 – 31.12.2011 tarihleri arasında 837,00 TL

Sigorta tavanı : 01.07.2011 – 31.12.2011 tarihleri arasında 5.440,50TL

Asgari geçim indirimi :

Asgari geçim indirimi aylık alt sınırı :59,74 TL

Asgari geçim İindirimi aylık üst sınırı :101,95 TL

Ücret bordrolarında, huzur hakkında damga vergisi : Binde 6,6

Asgari Ücret (01.01.2011- 30.06.2011 tarihleri arasında)

16 Yaşından büyükler için :

796,50 TL Neti 629,96 TL İşverene maliyeti : 967.75 TL

16 Yaşından küçükler için :

679 ,50 TL Neti:546,20 TL İşverene maliyeti : 868,29 TL

Asgari Ücret (01.07.2011 – 31.12.2011 tarihleri arasında)

16 Yaşından büyükler için :

837,00 TL Neti: 658,95 TL İşverene maliyeti : 1.016,95 TL

16 Yaşından küçükler için :

715,50 TL Neti: 571,97 TL İşverene maliyeti : 913,67 TL

Ücretlilerde 01.01.2011 tarihi itibariyle Gelir Vergisi :

9.400 TL’ye kadar %15

23.000TL’nin 9.400 TL’si için 1.410 TL fazlası %20

80.000TL’nin 23.000 TL’si için 4.130 TL fazlası %27

80.000TL’den fazlasının 80.000 TL’si için 19.520 TL fazlası %35

İşsizlik Sigortası:

İşçi payı: %1 İşveren payı: %2 Devlet katkı payı: %1

İsteğe Bağlı Sigorta Primi:

01.01.2011 – 30.06.2011 tarihleri arası :

En az 254,88 TL, en fazla 1.656,77 TL

01.07.2011 – 31.12.2011 tarihleri arası :

En az 267,84 TL , en fazla 1.740,96 TL

Askerlik Borçlanması:

254,88 TL (bir aylık)

Meskenlerde muafiyet sınırı

2011 Yılı için : 2.800.TL

02 Ekim 2010

Hayata Dair 5 Ders

Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi :
‘Her gün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedir ?’
Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri silerken, hemen her gün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50′lerinde falan olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu.
‘Tabii, dahil’ dedi, hocamız…
‘İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden insanlar bunlar. Onlara sadece gülümsemeniz ve ‘Merhaba’ demeniz gerekse bile…’
Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da Dorothy idi.

Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. Geçen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60′lı yıllarda bir beyazın bir zenciye, hem de Alabama’da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı. Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, “Armağan”…
‘Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur
sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan
kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini verdi. Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın…
En İyi Dileklerimle,
Bayan Nat King Cole.’


Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın…

Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk
pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu… Çocuk sordu:
‘Çikolatalı pasta kaç para ?’
’50 Cent.’
Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
‘Peki, Dondurma Ne Kadar ?’
’35 Cent.’ dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla müşteri vardı
ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit
geçirebilirdi ki… Çocuk parasını bir daha saydı ve
‘Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?’ dedi.
Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu, birden.. Masayı sanki akan gözyaşları temizleyecekti. Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 Cent’lik bahşiş duruyordu…

Yolumuzdaki Engeller…
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye gözlüyor… Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın tarafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çogu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü.
Açtı… Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde…
‘Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir.’ diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
‘Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.’

Önemli Olan Vermektir..
Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam şansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor durumu beş yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk bir an duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve ‘Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı’ dedi. Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içcine bakıyor ve gülümsüyordu. Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de giderek soluyordu… Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu :
‘Hemen mi öleceğim ?’
Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanı verip,
öleceğini düşünüyordu.

09 Eylül 2010

Bayramınız Mübarek Olsun

bayram

Tüm dostlarımın ve İslam aleminin bayramını en içten dileklerimle kutlar, iyi bayramlar dilerim…

26 Temmuz 2010

Visual Studio için C# Kısayolları

Yazılım geliştirirken klavyeden mümkün olduğunca elimizi az kaldırmak bize hız kazandırır şüphesiz, tabii bu kazanılan hızın ne derece hayati önem taşıdığı tartışılır. Ancak yazılımcılar bilgisayar kurdu olması gerektiği göz önüne alınırsa, normal bir bilgisayar kullanıcısı gibi sürekli fare ile editorün menülerinde tık tık tık işlemler yapmak amatörce olacaktır. Düşünsenize bir kod parçasını bir yerden başka yere taşıyacağınız zaman fare ile satırı seçili hale getirip ondan sonra Edit menüsünden Copy tıklayan , daha sonra satırı yapıştıracağı yere gidip tekrar Edit menüsünden Paste yapan bir yazılımcıyı.Bir anda gözümde canlandı ilginç bir durum açıkçası. Neyse lafı çok da uzatmadan bugün benim program yazarken başvurduğum kısayolları listelemeye çalışacağım.

Visual Studio da yeni proje bir proje açmak istiyorsanız : CTRL + SHIFT + N

Bir Formun Üzerinde iken kod tarafına geçmek için : F7( Tekrar forma dönmek için gene F7)

Bir Methodun,bir property’nin,bir sınıfın tanımlandığı yere sıçramak için : F12

Solution Derleme ( Build ) : F6

Solution Çalıştırma (Run) : F5

Derleme olmaksızın Çalıştırma: CTRL+ F5

Eğer bir satırı bir alt satıra kopyalamak istiyorsanız satırın üzerinde CTRL+C CTRL+V

Bu özellik bir diziye eleman ekleyeceğimiz zamanlar işimize çok yarayabilir.

Örneğin : List liste = new List();
liste.Add(1);

liste.Add(1) satırında iken CTRL +C CTRL +V yaptığınızda aynı satır alt satıra kopyalanır.

Yaptığınız İşlemi geri almak için : CTRL+Z

Bir sonraki işleme gitmek için ise : CTRL+Y

Bir kod parçasını method haline dönüştürmek için ( encapsulate) : CTRL+R,M

Bir değişkeni property haline dönüştürmek için : CTRL+R,E

Hızlıca bir property oluşturmak için prop yazdıktan sonra iki kere tab tuşuna basabilirsiniz.

Hızlıca bir for oluşturmak için for yazdıktan sonra iki kere tab tuşuna basabilirsiniz.

Hızlıca bir foreach döngüsü için foreach yazdıktan sonra iki kere tab tuşuna basabilirsiniz.

Hızlıca bir if döngüsü için if yazdıktan sonra iki kere tab tuşuna basabilirsiniz.

Kısaca c# koşul veya iterasyon ifadelerinin taslak hallerini kolayca kodlamak için ifadenin ilk cümlesini yazıp iki kere tab tuşuna basarak tamamlatabilirsiniz.

Son olarak hızlıca bir switch-case koşul ifadesi oluşturmak için switch yazıp tab tab yaparız.;)

Diyelim ki projenize bir sql connection nesnesi ekleyeceksiniz.

sql yazdınız intellisense çalışmadı, sqlcon yazdınız hala çalışmadı.Bunun nedeni açıktır.Sql Connection nesnesinin bulunduğu isim alanını projenize referans geçmemişsinizdir.

sql connection nesnesi System.Data.SqlClient altında bulunur. Projenizin başına using System.Data.SqlClient ekleyerek intellisense’i sql connection içinde çalışır hale getirebilirsiniz.

Ya da tanımlandığı biçimi aynen yazmak koşulu ile yani SqlConnection yazdıktan sonra CTRL+.+ENTER kombinasyonu ile isim alanının projenize otomatik eklenmesini sağlayabilirsiniz.

Son olarak belki de alışkanlık haline getirmenin çok büyük yıkımlara yol açacak durumlardan kurtulmamızı sağlayacağı ilaç gibi kısayol : CTRL+S projelerinizi belli aralıklarla kaydederek olası ani kayıpları önleyebilirsiniz.

Herkese iyi çalışmalar…

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.